Haber Detayı
17 Ekim 2020 - Cumartesi 09:57
 
Ben star değil sadece oyuncuyum!
Yaşam Haberi
Ben star değil sadece oyuncuyum!

Etilerʹdeki evinin bahçesinde ahşap bir masaya oturup sohbete başlıyoruz. İlk dikkatimi çeken topuz yaptığı uzun saçları oluyor. Bu imajı yeni dizisinde canlandırdığı ʹMelikşahʹ rolünün bir parçası. Tıpkı ekrandaki gibi çok sakin. Sohbete arada eşi Nilüfer Gürbüz ve sarı saçlı, mavi gözlü, 1.5 yaşındaki oğlu Cem de katılıyor... Sakin görüntüsünden başlayıp yeni kitabı ʹİkinci Kıyametʹe, oradan babalık, evlilik ve oyunculuğa uzanıyoruz.Geçmişteki karanlık hikayelerden etkilendimDışarıdan hep çok beyefendi duruyorsunuz. Ne kadar gerçek?Evde de öyle, çok sakinim. Çok konuşmam. Konuşmayı da sevmem. Sosyal olamayan, hatta hafif asosyal, evcimen biriyim.Bu sakin, magazinden uzak duruş ünlü biri için biraz yanlış bir tutum değil mi?Siz işinizi iyi yapıyorsanız, konsantreyseniz, seyircinin ilgisi sizi doyurmaya yetiyor. Onun dışında bir popülerlik peşinde koşmama gerek kalmıyor.Hayatınızı filme çekiyor olsanız açılış cümlesi ne olurdu?Filme çekilecek bir hayat hikayem yok. Tek kelime, ʹEvdeʹ yazardı herhalde (gülüyor).Evdeyken nasıl vakit geçiriyorsunuz?Kitap okuyup yazıyorum. Evcimenim ama mutfağa falan girmem. Biraz sakarım.Dışarıdan bakınca sizin için ʹbiraz sıkıcıʹ denebilir mi?Bir sürü arkadaşım olsa da daha küçük, kemikleşmiş bir dost grubum var. Onlar da beni olduğum gibi kabul ediyor. Her şeyim saatli ve programlı. Dışarıya çıkacaksak bunu üç gün önceden bilmem gerek. Mesela denize gideriz. Herkes denize girer, ben güneşi sevmem. Bütün günümü gölgede bir masa başında oturup geçiririm. Aslında 18 yaşıma kadar fırlama bir çocukmuşum. Sonra üniversite için Kıbrısʹa gittim. Ailemin yanından ayrıldım. Tiyatroyla beraber hayatla tanıştım. Kitaplar ve okumakla olgunlaştım.Oysa tiyatroda ʹPragmaʹ, ʹDipʹ gibi karanlık ve şiddet içeren hikayeler sahnelediniz. Bu sakin duruşun altından bunlar nasıl çıkıyor?Okul yıllarında, dünyayı ve tarihi araştırdıkça geçmişteki karanlık hikayelerden çok etkilendim. ʹPragmaʹ suçlu psikolojisini, ʹDipʹ önyargıların nasıl şiddet doğurduğunu anlatıyordu. Bunları anlatırken şiddeti eleştirdik.Şiddetle nasıl bir ilişkiniz var?Şiddetle ilişkim yok. Mizacım gereği sakinim. Ama her insanın içinde bir cinnet anı vardır. Aslında her şey o cinnet anının ne zaman geleceğiyle alakalı.Vicdanımız bize hükmetmeliŞiddet nasıl sonlanır?İlk insandan bu yana insanların vicdanına yenilip karanlık tarafını ortaya çıkardığını görüyoruz. Bu içimizde hep varmış. Önemli olan o nefsi tutabilmek. Dolayısıyla şiddetin sonlanması için vicdanlarımızın bize hükmetmesi gerekiyor.Ego ve kibre hiç yenik düşmedimYeni kitabınız ʹİkinci Kıyametʹ yayımlandı. Ne anlatıyor devam hikayeniz?Kitap, boksör Sabri Mahirʹin yaşamından kurgulanan bir roman. Öfkesine kapılıp kendi hayatında yaşadığı kıyametleri anlatıyor. Aynı zamanda 1910ʹlardan 1967ʹye kadar olan savaşlar ve savaş öncesi yapılan planlara, Ortadoğuʹda kartların yeniden dağıtılmasıyla kurulan dünya düzenine odaklanıyor.Dünya daha kötüye gidiyorBoksör Sabri Mahirʹi yazmak nereden aklınıza geldi?Yedi yıl önce ʹMuhammed Aliʹ belgeselini izlemiştim. ʹBizim böyle bir boksörümüz yok mu?ʹ diye araştırmaya başladım. Karşıma Sabri Mahir çıktı. Okuduktan sonra zihnim onu kaleme dökmek istedi.Sizi buna iten ne oldu?Hayatta kalmak ve öfkesini kontrol etmek için boks yapmaya başlıyor. Boks ülkesinden kaçmasına neden oluyor ve kendi kıyametlerini yaşıyor. İspanyaʹda boksu yasaklatan kişi olması bana çok ilginç geldi. Birinci Dünya Savaşı öncesinde de İngiltereʹde boks eğitimi verirken casus damgası yiyip esir kampına yollanıyor.Bu seride ʹAslında mutlak saf kötülüğü anlatıyorumʹ demişsiniz. Nedir sizce kötülük?İnsanları birbirine karşı kışkırtmak; toplumları, ırkları birbirine düşürüp bunun üzerinden kendi çıkarları uğruna planlar kuranlar benim için saf kötüdür.Günümüzde ne kadar kötüyüz?Dünya çok daha kötüye gidiyor. İnsanlar bencilleşiyor.Peki siz?Hepimizin egomuza, kibrimize yenik düştüğü oluyor. Ama bunu elimizden geldiğince dengelemek de yine bizim elimizde.Nasıl yapacağız?Başkalarıyla olabildiğince empati kurduğunuzda kibrinize yenik düşmekten kurtuluyorsunuz. Ben de oyuncuyum, işimiz egolarla. Egoların ağır bastığı yerde kendimi üçüncü göz olarak görüp bunu dengelemeyi başarıyorum. Bu yüzden kibre hiç yenik düşmedim.Saçlarım yedi saat sürdüGörüntünüz çok değişmiş...Saçıma kaynak yapıldı. Yapılması yedi saat sürdü.Ne htiniz uzun saçlarla?İlk zamanlar zorlandım. Uzun saçlı kadınların çilesini anlamış oldum. Duşta ekstra kremle, sonra fönle, kurula. Yatarken topuz rahat olmaz, yarım atkuyruğu mu yapsam diye düşün, uğraş. Ama sevdim de; diziden sonra böyle kullanmak istiyorum.Diziniz ʹUyanış: Büyük Selçukʹluʹda (TRT1) bol bol at biniyorsunuz. Biliyor muydunuz at binmeyi?Hayır. Hatta at binmekten korkuyordum. Adı ʹBilginerʹ olan bir atla çalışmaya başladık. Zamanla güzel bir iletişim kurduk. Onu her bindikten sonra yıkıyor, ahırına götürüyordum. Korkumu yenmemi sağladı. Birbirimize güvendik. Artık onunla hücum dörtnala koşup üzerinde kılıç, ok kullanıyorum.Selçuklu dönemine dair bir ön çalışma yaptınız mı?11. yüzyıl öncesi Mezopotamya, Ortadoğu ve Asya tarihini okumuştum. Büyük Selçuklu devletinde Alpaslanʹın oğlu Melikşahʹı oynamak beni çok gururlandırdı. Melikşah, Büyük Selçuklu devletini en geniş sınırlarına ulaştırmakla kalmıyor. İlmi ve bilgisiyle en parlak dönemini yaşatıyor. Hem savaşçı hem çok naif olması ilgimi çekti.Dönem işi çekmenin en zor yanı ne?Diyaloglar o döneme ait. Bu sebeple ezberlemeden sahneye çıkmak, doğaçlama katmak mümkün değil. En zorlayıcısı oydu.Nilüferʹle zaten evli gibiydikİşlerinizde canlandırdığınız romantik adam ne kadar sizsiniz?Duygusalım, romantik tarafım çok yok.Nilüfer Hanımʹla (Gürbüz) sekiz yıldır birliktesiniz. İki yıldır da evlisiniz. İnsan hangi noktada o kişinin evleneceği kişi olduğunu anlıyor?Nilüferʹle zaten evli gibiydik. Hayatı paylaşıyorduk. Düğünden sonra bunu resmiyete döküp imza atmış olduk. Ama önemli olan imza atmak değil, hayatını paylaşabileceğin bir dost, arkadaş bulabilmek. ve hayatı acısıyla tatlısıyla paylaşmak. Aşkımız hep devam etti.Nilüfer Hanımʹda sizi bu kadar etkileyen neydi?Doğallığı ve direkt olması. Ne düşünüyorsa onu söyler.Sekiz yıldır süren bir ilişkiniz var. Hiç etrafınızda size gösterilen ilgiye kapılıp aklınızın karıştığı olmadı mı?Hayır. Hayatımı şöhret üzerine kurmadım. Oyunculuğu popüler ya da ünlü olmak için yapmıyorum. Gerçekten oyunculuk yapmak ve kendimi geliştirmek için bu mesleği yapıyorum. Kariyerinizi ünlü olmak üzerine kurmazsanız o zaman verimli sonuç alıyorsunuz. ʹFatmagülʹün Suçu Ne?ʹ ile tanındığım zamanlar insanların sempatisi, gördüğüm ilgi beni başlarda şaşırtmıştı ama hemen uyandım, hiçbir zaman şöhretin  parıltısına kapılmadım.Sanıldığı gibi cafcaflı bir hayatımız yokOğlunuz Cem 1.5 yaşında. Onu ilk kucağınıza aldığınızda ne yaşadınız?Çok acayip bir duygu. Hayatında ilk kez görüp dokunduğun birine karşı koruma içgüdüsü ve sorumlulukla doluyorsun. Babalığı herkes tatmalı.Neden Cem ismini seçtiniz?Cafcaflı bir isim istemedik. Sanıldığı gibi öyle bir hayatımız da yok. Cem, bir araya getiren, birleştiren anlamına da geliyor, hoşuma gidiyor.Ona vereceğiniz en büyük nasihat ?Dürüst ol, hak yeme.Zaman nasıl geçti anlamadım38 yaş size nasıl htiriyor?30ʹuncu yaş günümü, bir de 38ʹinci yaş günümü hatırlıyorum. Aradaki zaman nasıl geçti anlamadım. Çok daha farkında olan, olgun bir Buğra var artık.Bir mutluluk portresi çizseniz içinde ne olur?Doğallık. Olduğun gibi olmayı başarmak. ve paylaşabilmek.Hayatınıza dair üç önceliğiniz ne?Ailem, dostlarım, yeni bir şey üretmek.Aldığınız en cesur karar neydi?Kıbrısʹta mimarlık okuduktan sonra Ankaraʹya dönmeyip oyunculuğu seçmek.Şu an seçme şansınız olsa hangi yönetmenin filminde oynamak isterdiniz?Cristopher Nolan ve yeniden bir Derviş Zaim filminde.Sizi ne kızdırır?Haksızlık. (Eşi Nilüfer Gürbüz ekliyor: ʹOnu şimdiye kadar hiç kızgın görmedim.ʹ)Evde ne kadar ataerkilsiniz?Yok canım öyle bir şey. (Nilüfer Hanım gülerek ʹBu ev anaerkilʹ diyor.)Hikayen kötüyse izlenmiyorDizilerin en parladığı dönemde hayatımıza girdiniz. O dünyayı nasıl anlatırsınız?Dizi süreleri herkesi etkiliyor. Biz ʹKuzey Güneyʹi çekerken 80 dakikaydı. O zaman bile uzun derdik. Ama daha rahat çalışıyor ve sindirerek oynuyorduk.Süreler dışında neler yaşanıyor?Dünyada bencilliğin artması bütün sektörleri vuruyor. Dizi sektöründe de oyuncular yapımcılara, yapımcılar oyunculara adaletsiz davranabiliyor. Bu kadar söyleyeyim...Peki izleyici alışkanlıkları?Dizilerde artık star kavramı diye bir şey yok. Aslolan hikaye ve o hikayeye uygun kişilerin oynaması gerekiyor. Başrole kimi koyarsan koy hikayen kötüyse izlenmiyor.Siz star mısınız?Ben star değil, sadece oyuncuyum. Hep dediğim gibi, oyunculuğu yapma sebebim ün ve şöhret değil.

Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör:
Etiketler: Ben, star, değil, sadece, oyuncuyum!,
Yorumlar
Haber Yazılımı escort istanbul istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort